Ona neden Karaoglan dendigini bir turlu anlayamazdim. Annem de esmerdi, ama ona kimse karakiz demiyordu. Demek ki baska turlu bir aciklamasi vardi bunun, ama nedense yillar boyunca ogrenemedim kimseden. Belki de cocuk oldugum icin anlamayacagimi dusunup aciklamaya gerek gormediler. Oysa ki onu taniyordum; belki de arkadaslarimdan daha cok gordugum gunler olmustu. Her aksam, siyah beyaz TRTyi zapteden iki amcadan biri degil miydi ki? Biri biyikli zayif, digeri sapkali sisman... Sirayla cikarlardi haberlerde, ama hic anlamazdim dediklerinden. Aklim o siralar Bedia Akarturkun soyadina -Ataturk saniyordum soyadini, cok sasirmistim-, İstiklal marsinda saygi durusuna gecmeye, mahallede butun cocuklara toprak yediren Gokhana takilmis kalmisti, bu iki amcanin anlayamadigim konusmalarini ne yapaydim... Yine de bir sebebi hikmeti olmaliydi, her Allahin gunu televizyona cikmak her babayigidin harci degildi, acaba komedi ikiisi filan miydilar ki...
Sonra bir seyler oldu. Cok uzun sure ben o iki amcayi hic bir yerde goremedim. Yok, ne gazetede ne televizyonda. Yer yarildi da icine girdiler sanki... Bir gun anneme sordum, neredeler diye. Tarifimden, annem Lorel ve Hardiyi sordugumu sandi ve Almanyadalar dedi. Cok sasirmistim, neden birakip gittiler diye... Ama iste, daha onemli seyler vardi hayatimda; Gokhan herkese toprak yedirmisti de bana bulasmamisti. Amcalara Almanyada basarilar, ben burada huzuru bulmustum...
Uzun bir aradan sonra bir aksam tekrar gordum onu televizyonda, evet evet o olmaliydi. Ben dana kadar olmuştum o Almanyadan donene kadar, o ise pek yaslanmamisti... Hemen anneme sordum digeri nerede diye. Digeri kim dedi, ya iste obur sisman adam, dedim. Annem o zaman anladi neyi sordugumu, cok guldu, sanirim cok hosuna gitmisti birbirine dusman soguk siyaset adamlarini bir ikili olarak dusunmem... Digeri de gecikmedi katildi aramiza, yine eski mutlu ve anlamsiz gunler basliyordu benim icin. Fakat dedim ya, dana kadar olmustum; artik onlarin komedyen olmadigini, aslinda hala hic mi hic anlamadigim bir takim muhim meselelerin adami olduklarini filan sip diye anlayiverdim. Eh tamam meydan onlarin olsundu bari...
İste benim Ecevit ve Demirel hikayem budur. Bugun de ikiliden birinin yine gittigini ogrendim. Fakat bu kez gittigi yer Almanyadan biraz uzak... Ve daha da donecegi yok...
Kalan mi, kalan bizi de mezara gomer gibi, di mi?
Neyse, bu kez veda etme sansim var, artik istiklal marsini ayda yilda bir duyuyorum, Gokhansa ikibin isik yili uzagimda herhalde...
Kibar adam, hosca kal ve tesekkurler, her daim zarif oldugun icin.
26 Ağustos 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder